Tiempo en movimiento  unha hora 30 minutos

Tempo  unha hora 53 minutos

Coordenadas 1278

Fecha de subida 24 de mayo de 2018

Fecha de realización mayo 2018

  • Valoración

     
  • Información

     
  • Fácil de seguir

     
  • Entorno

     
-
-
220 m
-14 m
0
1,9
3,8
7,62 km

Vista 424 veces, descargada 2 veces

preto de Alanya, Antalya (Türkiye)

Hafta sonu tırmanışları öncesi antreman yaptığımız eğlenceli parkurumuzu işaretledik. Takipçisine aşağıda bulunan noktaların bizzat içinden, hemen dibinden, adeta yalayarak ve çok yakınından geçen bir güzergah sunar. Bu noktaların tarihsel geçmişlerine ait bilgileri peyderpey ilgili başlıklar altında yazacağım. Parkur, tempolu bir yürüşle 1,5 saatte biten neredeyse 8 km'lik bir antreman olanağı sunar. Biz çıkarken hızlı yürümeyi, inerken de koşmayı seviyoruz. Dimçayı Köprüsü ya da Ulaş hattının biteviye, gereksiz kalabalıklarla dolu güzergahıyla karşılaştırılınca meraklısına vaha gibi gelecektir. Şehrin tarihinden masal gibi geçmiş Ermeni Emanetçimiz Kir Fard'ı, Şehri Mamur eden Ala ad-Din Keykubad'ı ve Türkçe konuşup Yunan harfleriyle yazan mübadele sürgünlerini hayırla anın.
1980-1982 yılları arasına görev yapan Belediye Başkanı Şevket Tokuş zamanında inşaa edilen anıt, başlangıç ve bitiş noktamız. Bu noktadan başlamamızın tek nedeni herkes için kesişim noktası olması.
Aslında çok güzel bir plaj iken, 1973 - 1980 arası Belediye Başkanlığı yapan Eşref Kahvecioğlu zamanında başlayan ve zamanla diğer başkanlar tarafından da doldurulmaya devam edilen, betonla kaplanan sevimsiz bölge. En çok tempoyu burada yapıp bir an önce uzaklaşın
Şehrin fatihi ve "Sultanu'l-Berreyn ve Hakanu'l-Bahreyn" yani "karanın sultanı ve iki denizin hakanı" Keyhüsrev oğlu Keykubad tarafından 1226 yılında, Tersaneyi koruma amaçlı olarak inşaa ettirilen kule, 33 m yükseklikte olup, zeminde 29 m çapa sahip 8 köşeli bir yapıdır. Halen müze olarak ziyarete açıktır. En üstte yer alan kırmızı tuğla kısım, tamirat görmüştür.
Kelime anlamı olarak ölü, ölmüş insan anlamında kullanılsa da, aslında henüz yıkanıp temizlenmemiş, yatakta yatan ölüyü tanımlayan bir kelimedir. Rivayet odur ki, Tophane mahallesinde ölen kişilerin mezarlığa götürülürken geçirildiği kapı olması nedeniyle bu isimle anılmıştır.
İnşaa tarihinin Kanuni dönemine kadar indiği rivayet edilen cami, 1759 yılında restore edilmiş, son olarak da 1953 tarihli restorasyonun ardından bu günkü halini almıştır.
Burç adını, bir dönem Sultan Keykubad için Şarab-sâlârlık da yapmış Emir Esededdin Ayaz adlı devlet adamında alır. Şehrin Keykubad tarafından fethinden sonra ismi pek çok imar faaliyetinde de geçen ki bunlar arasında Esed Burcu, Şarapsa Hanı, Tol Han vb. saymak mümkün, bu şahsın mezarının, burcun hemen önünde yer alan mezar olduğu düşünülür. Sadeddin Köpek ile girdiği mücadeleyi kaybettiği, bu nedenle öldürüldüğü söylenir. Bu olay sonrası isminin bazı kitabelerden silindiği bilgisi mevcut. Detaylı bilgi için Mehmet Ali Hacıgökmen'i okuyalım; http://dergipark.gov.tr/download/article-file/258451
İskele ve Kızıl Kule
Aya Konstantin Kilisesi olarak bilinen ve yapım tarihi 18. y.y. sonu 19. y.y. başına tarihlenen, 1924 nüfus mübadelesine kadar bu mahallede yaşayan Hristiyan Karamanlılar tarafından kullanılan bir kilisedir.
Doğrusu Mikail Archengolos yani "Başmelek Mikail" Kilisesi olması gereken ve yapım tarihi 18. y.y. sonu 19. y.y. başına tarihlenen, 1924 nüfus mübadelesine kadar bu mahallede yaşayan Hristiyan Karamanlılar tarafından kullanılan bir kilisedir.
ilki 1226, ikincisi ise 1231 yılında inşa edilmiş iki adet kapıyla Alanya Kalesi ile Surdışının irtibatını sağlayan ana kapıdır. Sonradan surların bir kısmı yıkılarak, araç geçişi sağlamak adına, tünel inşaa edilmiştir.
İskele ve Kızıl Kule
Tarihçi Strabon, Geographika Adlı 17 ciltlik eserinin, Kitap XIV, Bölüm V ve sayfa 253 ve parağraf 2'de " Bundan sonra Kilikia'da ilk olarak, çok dik bir kayaya kurulmuş bir kale olan Korakesion'a gelinir." Bahsi geçen şehir günümüz Alanya Kalesinin Roma dönemindeki haline denk düşer. Kentin tarihinin, Strabonun ziyaret ettiği düşünülen Augustus döneminden çok daha gerilere gittiği doğal olarak beklenebilir. Burada ve Ehmedek civarında görülen ve Helenistik dönem için karakteristik olan İsodomik Duvar Örgü Tekniği ile inşaa edilmiş sur duvarı kalıntıları, kaleye ulaşım amaçlı tahrip edilmiş halde bu noktada net olarak izlenebilir.
Arap Evliyası olarak da bilinen önce Şapel sonra Mescid olarak kullanılmış olan 6 x 3,20 m ölçülerinde yapı. Asıl adı Aya Yorgi (Hagios Georgios) Kilisesidir.
Önde Orta Kale surları ve sur dışı, ufukta Cebel-i Reis Dağı..
1881 yılı tarihli deniz feneri hakkında detaylı bilgi için ; http://osmanyilmaz07.blogspot.com.tr/2012/05/alanya-deniz-feneri.html
Bir tür Akropolis yani Hazine, Tapınak vb. önemli yapıların bulunduğu ve kuşatma anında bir tür son sığınak kabul edilen Yukarı Şehir olan İç Kale için sonradan açılan kapıdır. Günümüzde bu alana yapılan tüm girişler bu kapıdan olup ücrete tabidir. Asıl kapı, Kalenin Kuzeydoğu köşesindedir.
Orta Kale olarak bilinen alana ait görsel.
İç Kaleye asıl girişi sağlayan kapıdır. Kuzey-Güney aksında uzanan sur duvarının hemen yanında olup Orta Kale ile bağlantıyı sağlar.
1230 yılı tarihli Mescidin banisi, yapıya da adını veren "Akşebe" isimli zattır. Bir rivayet, kaleyi fetheden komutan olduğunu söylese de, doğruluğu teyide muhtaçtır. İki odalı yapının bir odası mescid, diğer odası türbedir.
Yaklaşık 13 x 22 m ölçülerine sahip sarnıç, bir 13. y.y. Anadolu Selçuklu yapısı olup, Bedesten ve Arasta'nın su ihtiyacını karşılamaktaydı.
Kale Camii ya da Süleymaniye Camii olarak da bilinen eserin ilk inşaa tarihinin 1231 ve banisinin Sultan Keykubad olduğu tahmin edilmektedir. Rivayete göre düşen bir yıldırım ya da deprem sonucu oluşan hasarın ardından, Kanuni döneminde yeniden inşaa edildiği için Sultanın ismiyle anılmaktadır.
Kleopatra Plajı, Dinek, Ulaş ve Antalya Ufku..
Ehmedek olarak bilinen Asıl Kale yapısına ait toplam 5 adet kapıdan biridir. Kalenin, Kırkmerdiven ile olan ilişkisini sağlayan kapı olduğu düşünülür.
Şehrin gereksiz Rus /Ankaralı/Konyalı/G.Antepli oyuncağı
Sırasıyla, Kızıl Kule, İskele, Balıkçı barınağı, Doğu Alanya, Oba, Kestel, Mahmutlar ve Ufukta Cebel-i Reis
Alanya Kalesinin asıl merkezi olduğu, buna bağlı olarak da kale komutanının ikamet ettiği müstahkem yer olduğu düşünülen ve etimolojik olarak tanımlanamayan "Ehmedek", şehirde mevcut Helenistik ve Roma-Bizans dönemlerine ait bir kale kalıntısı üzerine inşaa edilmiştir. Mevcut konumu itibariyle, İç Kalede ikamet eden Sultan için de bir tür muhafızlık görevi üstlendiği varsayılabilir.
Orta Kaleden Dış Kaleye inen ve Er Kapısından Kale(Yukarı) Kapısı ya da Tophane Kapısına uzanan patika, muntazam taş döşemesi ile dikkat çeker.
Dış Kale ile Orta Kale arasındaki geçişi sağlayan kapıdır. Tünele doğru inen/çıkan patika, bu kapıdan geçerek Orta Kale ve Ehmedek'e ulaşır.
Kale kapısından sonra yükselen ve hoş bir patikayla Er kapısına ulaşan patikanın orijinal taş kaplaması hala muhafaza edilmekte.
Sur duvarı ve Alanya evinin istinat duvarı arasında oluşan ve sizi başka bir boyuta götürecekmiş hissi uyandıran geçit. Yunan adalarında ya da Malta'da görseniz pek bir etkilenirdiniz.
Eski güzel günlerde, şehri ziyaret eden turistler için en bilinen hatıra eşyası, kurutulmuş su kabağından yapılan bu hediyelikler idi.
1127 yılında inşaa edilen yapı, 12 x 14 ebatlarında ve 19 m yüksekliğindedir.
Şehrin Kızıl Kule ile birlikte en karakteristik yapısı. Artık müze olarak kullanılan 57 x 40 m lik ölçüye sahip 5 gözlü yapının her gözü 7,70 m genişlikte olmakla birlikte uzunlukları 32 - 43 m arasında değişiklik gösterir. Şehrin fatihi ve "Sultanu'l-Berreyn ve Hakanu'l-Bahreyn" yani "karanın sultanı ve iki denizin hakanı" Keyhüsrev oğlu Keykubad tarafından 1226 yılında inşaa ettirilmiştir.

2 comentarios

  • Foto de fortunania

    fortunania 17-feb-2019

    Historical Training :)

  • Foto de Hüseyin Türkeli

    Hüseyin Türkeli 17-feb-2019

    He realizado esta ruta  ver detalle

    Tarih, sağlık ve görsel tatmin için güzel bir hat.

Si quieres, puedes o esta ruta